27 June, 2017

Hayat Denen Oyunun Kuralı

Daha küçücük bir çocuktum. Okumayı öğrenip de akşamları anne babamdan sonra gazetenin resimli haberlerini okumaya başladığım günleri hatırlıyorum. Sık sık benim yaşlarımla kız çocuklarının gelinlikle resimleri olurdu. “On yaşında kız çocuğu 60 yaşında adamla evlendirildi“ yazardı mesela gazetede. Çok üzülürdüm. Aklımdan çıkaramazdım. Sezen Aksu’nun söylediği böyle bir kızın hikayesini anlatan “Ünzile “ isimli şarkıyı her duyduğumda, içim ağlardı. Bu konuda birşey yapamadığım, o çocuklara mutlu yaşam şansı verilmediği için içim parçalanırdı.



Sonra başka başka haberler olurdu gazete. Savaş haberleri, kanserin ne kadar arttığı haberleri, tecavüz edilen kadın haberleri, tecavüz edildiği için öldürülen kadınların haberleri, işkence gören hayvan haberleri… Gazete okumayı bıraktım. O küçücük bedenimde, bunları okumanın beni üzmeye devam edeceğine ve bu şekilde hayatıma devam edemeyeceğime karar verdim.

Sonra savaş haberleri olurdu televizyonda, biri bitmeden diğeri başlayan savaş haberleri. Terör haberleri vardı. Ölü bebek resimleri gösterirlerdi. Bakamazdım. Anlamaya çalışırdım. Anlam veremezdim. "Barış görüşmeleri başladı" derlerdi devletler arasında, hiçbiri barış getirmezdi. Birleşmiş Milletler diye birşey vardı, hiçbirşey yapmazlardı, barış gelemezdi Dünyaya. Küçücük aklımla bunları düşünürdüm. Yorulurdum düşünürken…